Neden Yerin Altına Giriyoruz?

Derinkuyu Yer Altı Şehri Havalandırma ve Taşıma Tüneli Yerin altını keşfetmeye devam etmemiz ve yer altını daha etkin bir şekilde kullanmaya başlamamız her geçen saniye kalabalıklaşan, kirlenen, doğası yok olan dünyayı belki de biraz daha yaşanır hale getirebilmemizin başlıca yollarından birisidir. Kuşkusuz bunu da tünel teknolojileri ile gerçekleştirebiliriz

İnsanoğlu, yüzbinlerce yıl boyunca doğası gereği, hep iki boyutlu yaşam alanlarında bulundu: Yerin yüzeyinde... Daha sonra merakımızın çağrısı, zorunluluklar ve hatta cesaretimiz bizi üçüncü boyut arayışına yönlendirdi. Bizi kısıtlayan birçok etken olmasına rağmen üçüncü boyut arayışımızda teknolojinin el verdiği kadarıyla yukarı ve aşağı doğru ilerlemeye çabaladık. Bunu yaparken karşılaştığımız birçok zorluğu şaşırtıcı azmimizle aştık. 

Bu azim sayesinde kıtaların, okyanusların ve hatta dış uzayın keşiflerini gerçekleştirdik. Yer altı da bu keşiflerden bir tanesi. 

Yer altında doğa bize birçok zorluk çıkarsa da biz inatla, tecrübelerimizi bir araya getirerek ve hatalardan dersler çıkartarak yeni teknikler geliştirmeye ve tüm kaynaklarımızı, yaratıcılığımızı kullanmaya yönelterek bu zorlukları aşmaya çalışıyoruz. Yer altı çalışmaları her zaman zor olmuş olsa da özellikle farklı kazı çalışmaları, insanların çok eski zamanlardan beri yer altını kullanmaya çalıştıklarını ortaya çıkartmıştır. Özellikle ülkemizde bulunan Kaymaklı ve Derinkuyu yer altı şehirleri ve tünelleri bunun en güzel örnekleridir.
Doğa, yer altı çalışmalarında biz insanlara ön ayak olmuş, yağmurun, nehirlerin ve denizin hareketleri sonucu mağaralar oluşturmuş, insanlar da bu doğal oluşumların içerisinde hava koşulları ve saldırılardan korunacaklarına dair bir şüphe duymadan yaşamışlardır. Kısacası her çağda insanlar gerek madencilik gerekse savunma amacıyla yer altını yaşam ve çalışma alanı olarak kullanmıştır ancak insanın yer altı çalışmalarının ivmelendiği dönem ekonomik kalkınmanın etkisiyle 19. yüzyılın bir kısmı ile 20. yüzyıl olmuştur. 

Bu dönemde yer altının kullanımı ile ilgili önemli bir artış olmuştur. Madencilik, yer altı çalışmaları ile yapılan yollar, demiryolu tünelleri, su kanalları, kanalizasyonlar ve hidroelektrik tesisleri bunların başlıcalarıdır. Şehirlerdeki kanalzasyon sitemlerinin, metroların vb altyapının yer üstünde olduğunu hayal bile etmek istemeyeceğimize göre bu yer altı kullanımları, zaten bir zorunluluk halini almıştır.

Yani, insanoğlu çeşitli sebeplerden yer altını keşfetmeye ve özellikle son yüzyılda şekillendirmeye ihtiyaç duymuştur. Bu sebepleri anlayabilmenin en iyi yolu yer altının karakteristik özellikleri üzerine yoğunlaşmaktır. 

Ω Her şeyden önce yer altı; zor hatta imkânsız, çevresel olarak istenmeyen veya yer üstünde yapılması daha az kârlı olacak aktiviteleri mümkün kılan bir alandır. 

Ω Yer altının diğer temel karakteristik özelliği sunduğu doğal korumadır. Bu koruma aynı anda mekanik, termal ve akustiktir. 

Ω Öte yandan, yer altı yapıları tarafından oluşturulan çevreleme, dış çevrenin oluşturduğu risklerden ve doğal bozukluklardan yapıyı koruma avantajına sahiptir. Ω Son olarak yer altının bir diğer önemli özelliği ise görünmezliğidir. Jeolojik yapısı sayesinde sadece yer üzerine bağlandığı noktalarda görünür hale gelir. 

Bunlar yer altının genel özellikleridir ve avantajlarıdır. Peki, yer altının günümüzde daha yoğun ve planlanmış kullanımına neden olan haklı sebepler nelerdir?

Çevresel Sebepler 

Çevresel etkenler sebebiyle yer altına girmemizin çeşitli nedenleri vardır: 

Arazi Kullanımı ve Konum: Temel olarak sadece mega şehirlerde değil günümüzde neredeyse tüm kasaba ve kentlerde yeryüzünde kullanılacak alanlar azalmıştır.

İzolasyon Hususları: Yer altı, izolasyon için çeşitli avantajlar sağlar. Jeolojik olarak doğru yerlerde yapılan yer altı çalışmaları iklimin, doğal afetlerin vb. etkenlerin zararlı sonuçlarından yapıyı korur. İzolasyon en önemli etkendir. 

Çevrenin Korunması: Yer altı aynı zamanda çevrenin ve ekolojinin korunması için de çeşitli avantajlar sağlar. Örnek olarak; orman arazisinden geçen bir yolda, ağaçların ve yaban hayatının zarar görmesini en düşük seviyeye indirmek için mümkün mertebe tünellerin kullanılmasını gösterebiliriz. 

Topografik Nedenler: Kanalların, demiryollarının, karayollarının geçmesi gereken dağlık arazilerde tüneller mesafeyi, tırmanış ve inişleri kısaltarak zaman ve yakıt tasarrufu sağlamaktadır.
Sosyal Nedenler 

Şehirler, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamayı kolaylaştıran ve başta bu nedenle insanların topluluk hâlinde yaşamayı tercih ettikleri yerlerdir. Şehirlerin çevre dostu bir gelişim sağlayabilmelerinin başlıca koşulları; ses ve hava kirliliğine karşı önlemlerin alınması, yeşil yaşam alanlarının korunması, insanların güvenliğinin sağlanabilmesi ve yine insanların sağlıklarının korunmasıdır. Tüneller, bu hususların sağlanabilmesinde önemli roller oynar: 

Ω Tüneller temiz suyun, halkın kullanımı için şehirlere ulaştırılmasını ve yolculuğunu temiz ve minimum kayıpla atlatmasını sağlamaktadır. 

Ω Tüneller, karayolu ve demiryolu ulaşımının hızlı, güvenilir ve ekonomik olmasını sağlar. Zaman ve yakıt tasarrufu bunun en önemli parametreleridir. 

Ω Şehir tünelleri, araçları yeryüzünden alarak yer altına indirir ve trafik gürültüsü, hava kirliliği gibi insanların yaşam kalitesini düşüren unsurları azaltmayı hedefler. 

Ω Metro tünelleri, toplu ulaşımı kolay ve etkin bir hale getirerek kişisel araç kullanımının azalmasını sağlar. Bu da araçların oluşturduğu sera gazı etkisi gibi birçok kötü etkiyi azaltır. 

Ω Yer altı otoparkları ve alışveriş merkezleri yeryüzünde oluşturulabilecek yeşil alanlara ve rekreasyon alanlarına yer açar. 

Ω Çeşitli amaçlarla kullanılan tüneller, yer üzerinde yapılan yapılara nazaran, doğanın olumsuz etkilerine karşı kendilerini daha uzun süre koruyabildikleri için daha az onarıma ihtiyaç duyarlar ve bu da onarım esnasında yaşanacak ve yaşamı etkileyecek aksaklıkları azaltır. 

Ω Tüneller, bölgeler arasında sosyal dengelerin kurulabilmesini sağlarlar. Ulaşılması topografik yapısı nedeniyle zor olan bölgelere tüneller sayesinde ulaşılabilir. Bu, yukarıda da belirtilen zaman ve yakıt tasarrufunu sağladığı gibi, o bölgenin dış dünyaya ticari ve sosyal olarak açılmasına da olanak tanır.

Ekonomik Nedenler

Tünellerin inşasında göz önünde bulundurulan ekonomik parametreleri değerlendirirken tünellerin sağladığı direkt ve dolaylı avantajların tamamı değerlendirilmelidir. İlk inşa maliyeti yeryüzü yapılarına nazaran daha yüksek olsa da tüneller, yukarıda belirtilen sosyal ve ekonomik (yakıt ve zaman tasarrufu, onarım maliyetlerinin daha az olması, bölge ekonomisine olan direkt katkısı vb.) kazançları sağladıkları için uzun vadede daha yüksek getirileri olan yapılardır.

Kısacası, yerin altını keşfetmeye devam etmemiz ve yer altını daha etkin bir şekilde kullanmaya başlamamız, her geçen saniye kalabalıklaşan, kirlenen, doğası yok olan dünyayı belki de biraz daha yaşanır hale getirebilmemizin başlıca yollarından birisidir. Kuşkusuz bunu da tünel teknolojileri ile gerçekleştirebiliriz.

Buğrahan Haksever 
Tünel Teknolojisi Dergisi 
bugrahan@tunelteknolojisi.com